Donuk Omuz: Patofizyolojisi, Patomekaniği, Klinik Özellikleri ve Tedavisi

Donuk omuz, omuz ağrısıyla birlikte glenohumeral eklemin hem aktif hem de pasif hareketlerinin giderek kısıtlandığı, uzun süre devam edebilen ve günlük yaşamı belirgin biçimde etkileyen bir klinik tablodur. Literatürde sıklıkla “adheziv kapsülit” adıyla anılsa da bu adlandırma hastalığın patolojik özelliklerini bütünüyle karşılamaz. Çünkü temel sorun her hastada eklem içinde gerçek yapışıklıkların oluşması değil; eklem kapsülünde gelişen inflamasyon, fibroblast aktivasyonu, kollajen birikimi, kalınlaşma ve kontraktürdür.

Donuk omuz (adeziv kapsülit): normal omuz eklem kapsülü ile kalınlaşmış ve büzüşmüş kapsülün karşılaştırması
Donuk omuzda glenohumeral eklem kapsülü kalınlaşır ve büzüşür; eklem hacmi azalır.

Donuk omuz yalnızca “omuzun hareket etmemesi” olarak değerlendirilmemelidir. Glenohumeral kapsüldeki biyolojik değişiklikler eklem yüzeyleri arasındaki normal hareketi sınırlar; skapula, klavikula ve gövde bu kaybı telafi etmeye çalışır. Böylece başlangıçta ağırlıklı olarak eklem kapsülüne ait olan sorun, zamanla bütün omuz kuşağının hareket stratejisini değiştiren bir patomekanik tabloya dönüşür.

Donuk Omuz ile Adheziv Kapsülit Aynı Şey midir?

“Adheziv kapsülit” terimi, eklem kapsülünde inflamasyon ve yapışıklık bulunduğunu düşündürür. Ancak cerrahi ve histolojik çalışmalar gerçek eklem içi yapışıklıkların her hastada görülmediğini göstermektedir. Ayrıca inflamasyon hastalığın özellikle erken döneminde belirginken ilerleyen dönemlerde fibrozis ve kapsüler kontraktür daha baskın hâle gelir.

🔒 Yazının devamı üyelere açıktır

Ücretsiz üye olarak veya giriş yaparak yazının tamamını okuyabilirsiniz.

Ücretsiz üye ol