Birçok insan ağrının hissedildiği yerde bir sorun bulunduğunu düşünür. Omuz ağrıyorsa omuzda, diz ağrıyorsa dizde, bacağa vuruyorsa bacakta bir yapı hasarlanmış olmalıdır. Kesik, çarpma veya burkulma gibi durumlarda ağrının yeri çoğunlukla hasarın bulunduğu bölgeyle örtüşür. Ancak kas-iskelet sistemi ağrılarında bu ilişki her zaman bu kadar doğrudan değildir.

Boyundaki bir eklem omuz çevresinde ağrı oluşturabilir. Kalça ekleminden kaynaklanan bir sorun yalnızca kasıkta değil, uylukta veya dizde hissedilebilir. Bel bölgesindeki bir yapı kalça ve uyluk ağrısına neden olabilir. Bir kas içindeki hassas bölge kendisinden uzakta ağrı oluşturabilir. Kalp, diyafram veya bazı iç organlardan gelen duyusal girdiler de omuz, sırt, çene veya kolda algılanabilir. Bu duruma yansıyan ağrı adı verilir.
Yansıyan ağrı, ağrının hayalî veya psikolojik olduğu anlamına gelmez. Ağrı gerçektir; fakat ağrının hissedildiği yer ile onu oluşturan nosiseptif girdinin kaynağı aynı değildir. Bu ayrım yanlış dokuya odaklanan değerlendirmelerin ve uzun süre sonuç vermeyen uygulamaların önlenmesi açısından önemlidir.
🔒 Yazının devamı üyelere açıktır
Ücretsiz üye olarak veya giriş yaparak yazının tamamını okuyabilirsiniz.