Sindesmoz yaralanması, ayak bileğinin hemen üzerinde tibia ve fibula kemiklerini bir arada tutan bağ sisteminin hasarlanmasıdır. “Yüksek ayak bileği burkulması” olarak da bilinen bu tablo, sıradan bir dış yan bağ burkulmasına benzeyebilir; ancak yaralanma mekanizması, ağrının yeri, eklem stabilitesine etkisi ve iyileşme süresi farklıdır.
Sindesmoz yaralanmaları özellikle futbol, basketbol, rugby, kayak ve temas sporlarında görülür. Yeterince değerlendirilmeden spora dönülmesi, uzun süren ağrıya, performans kaybına ve bazı hastalarda kronik ayak bileği instabilitesine yol açabilir.
Sindesmoz nedir?
Bacağın alt bölümünde iki uzun kemik bulunur: iç taraftaki tibia ve dış taraftaki fibula. Bu kemiklerin alt uçları talusu iki yandan çevreleyerek ayak bileği mortisini oluşturur. Tibia ile fibulanın alt uçlarını bir arada tutan bağ kompleksine distal tibiofibular sindesmoz adı verilir.
Sindesmoz kompleksinin başlıca yapıları şunlardır:
- Anterior inferior tibiofibular ligament (AITFL): Tibia ve fibulayı ön taraftan birleştirir. Dış rotasyon yaralanmalarında sıklıkla ilk etkilenen yapılardan biridir.
- Posterior inferior tibiofibular ligament (PITFL): Arka taraftaki stabiliteye katkıda bulunur.
- Transvers tibiofibular ligament: Posterior kompleksin derin bölümüdür ve talusun mortis içindeki kontrolüne yardım eder.
- İnterosseöz ligament: Tibia ve fibula arasında yer alan güçlü bağ dokusudur.
- İnterosseöz membran: İki kemik arasında daha yukarıya doğru uzanır ve yük aktarımına katkı sağlar.
Sindesmoz ayak bileği hareketleri sırasında ne yapar?
Sindesmoz tamamen hareketsiz bir yapı değildir. Ayak bileği dorsifleksiyona giderken talusun ön taraftaki daha geniş bölümü tibia ve fibula arasına ilerler. Fibula bu sırada çok küçük miktarda dışa ve geriye doğru hareket eder. Sindesmoz bağları bu fizyolojik hareketi mümkün kılarken iki kemiğin aşırı ayrılmasını engeller.
Bu nedenle sağlıklı bir ayak bileğinde iki özellik birlikte bulunmalıdır: hareket için gerekli küçük miktarda esneklik ve yük altında ayrılmayı önleyen yeterli stabilite. Bağ sistemi yaralandığında tibia, fibula ve talus arasındaki hassas ilişki bozulabilir. Küçük bir dizilim değişikliği bile eklem temas alanını ve kıkırdağa iletilen basıncı etkileyebilir.
Sindesmoz yaralanması nasıl oluşur?
En tipik mekanizma, ayak yere sabitken bacağın içe ve gövdenin dönmesi sonucunda ayak bileğinde oluşan dış rotasyon kuvvetidir. Dorsifleksiyonun bu harekete eşlik etmesi, talusun geniş ön bölümünü tibia ve fibula arasına doğru iterek bağlar üzerindeki yükü artırabilir.
Yaralanmaya yol açabilecek durumlar şunlardır:
- Ayak yerde sabitken vücudun veya bacağın aniden dönmesi,
- Ayak bileğinin zorlanarak dış rotasyona gitmesi,
- Dorsifleksiyon ile dış rotasyonun birlikte oluşması,
- Diz ve bacağa dışarıdan gelen valgus ve rotasyon kuvveti,
- Temas sırasında başka bir sporcunun sabit ayağın üzerine düşmesi,
- Yüksek enerjili düşmeler ve ayak bileği kırıkları.
Sıradan ayak bileği burkulmasından farkı nedir?
Dış yan bağ burkulmalarında ağrı çoğunlukla dış malleolün önünde veya altında hissedilir. Sindesmoz yaralanmasında ise ağrı genellikle ayak bileğinin ön-dış tarafında, eklem çizgisinin biraz üzerinde ortaya çıkar.
| Özellik | Dış yan bağ burkulması | Sindesmoz yaralanması |
|---|---|---|
| Ağrının yeri | Dış malleolün önü veya altı | Ayak bileğinin ön-dış tarafı ve biraz üstü |
| Sık mekanizma | Ayağın içe dönmesi | Dış rotasyon ve dorsifleksiyon |
| Yük verme | Hafif yaralanmalarda daha kolay olabilir | Yürüme ve itiş sırasında belirgin ağrı olabilir |
| Çömelme | Değişken | Dorsifleksiyon nedeniyle daha fazla ağrıyabilir |
| İyileşme süresi | Çoğu hafif yaralanmada daha kısa | Sıklıkla daha uzun ve değişken |
Şişliğin veya morarmanın az olması, sindesmoz yaralanmasının hafif olduğu anlamına gelmez. Bazı hastalarda dışarıdan görülen bulgular sınırlı olmasına rağmen bağ hasarı ve eklem instabilitesi bulunabilir.
Sindesmoz yaralanmasının belirtileri nelerdir?
- Ayak bileğinin ön-dış tarafında ve eklem seviyesinin üzerinde ağrı,
- Yürürken, özellikle adımın itiş bölümünde ağrının artması,
- Merdiven inerken veya çömelirken zorlanma,
- Ayak bileğini yukarı kaldırırken ya da ayağı dışa döndürürken ağrı,
- Tek ayak üzerinde dururken güvensizlik hissi,
- Koşu, sıçrama ve yön değiştirme sırasında yakınmaların artması,
- Burkulmadan sonra beklenenden uzun süren iyileşme,
- Bazen ağrının bacak boyunca yukarıya yayılması.
Ağrının fibula boyunca üst bölüme kadar uzanması önemlidir. Bu durumda proksimal fibula kırığıyla seyreden Maisonneuve yaralanması dışlanmalıdır. Bu nedenle muayene yalnızca ağrının hissedildiği ayak bileğiyle sınırlandırılmaz; fibulanın tamamı, deltoid bağ, dış yan bağlar ve diz çevresi de değerlendirilir.
Klinik değerlendirmede hangi testler kullanılır?
Tanı, yaralanma mekanizması, ağrının yeri, yük verme kapasitesi, palpasyon, klinik testler ve gerektiğinde görüntülemenin birlikte yorumlanmasına dayanır. Tek bir muayene testi sindesmoz yaralanmasını kesin olarak gösteremez veya dışlayamaz.
Bağların palpasyonu
AITFL ve diğer sindesmoz yapıları boyunca hassasiyet araştırılır. Klinik testleri inceleyen bir meta-analizde sindesmoz palpasyonunun duyarlılığı yüzde 92 olarak bulunmuştur. Yüksek duyarlılık, negatif bir palpasyon bulgusunun şüpheyi azaltabileceğini gösterir; ancak pozitif hassasiyet tek başına yaralanmanın stabil olup olmadığını belirlemez.
Sıkıştırma testi
Squeeze test sırasında tibia ve fibula baldırın orta veya üst bölümünden birbirine doğru sıkıştırılır. Bu sırada distal sindesmoz bölgesinde ağrı oluşması pozitif kabul edilir. Testin özgüllüğü yaklaşık yüzde 85’tir. Pozitif sonuç klinik şüpheyi artırır; negatif sonuç ise yaralanmayı kesin olarak dışlamaz.
Dış rotasyon stres testi
Diz ve bacak sabit tutulurken ayak kontrollü biçimde dış rotasyona alınır. Sindesmoz bölgesinde ağrı oluşması yaralanmayı düşündürür. Akut dönemde testin gereğinden fazla zorlanmaması gerekir.
Dorsifleksiyon yükleme testi
Öne hamle, çömelme veya dizin ayak üzerinde ilerlemesi sırasında ağrı oluşması sindesmozun dorsifleksiyon altında zorlandığını gösterebilir. Ancak bu bulgu tek başına tanı koydurmaz.
Röntgen normal çıkarsa sindesmoz yaralanması dışlanır mı?
Hayır. Sindesmoz yaralanmalarının bir bölümünde standart röntgen görüntüleri normal olabilir. Röntgen kırıkları, belirgin eklem ayrışmasını ve ayak bileği mortisinin dizilimini değerlendirmede yararlıdır; fakat bağ hasarının tüm ayrıntılarını göstermez.
Röntgende tibiofibular açıklık, tibiofibular örtüşme, medial eklem aralığı ve talusun konumu incelenir. Bu ölçümler önemlidir ancak çekim açısı, kişisel anatomik farklılıklar ve görüntünün yük vererek alınıp alınmaması sonucu etkileyebilir. Bu nedenle tek bir milimetre değerine bakılarak cerrahi veya konservatif tedavi kararı verilmemelidir.
MR neden önemlidir?
Manyetik rezonans görüntüleme AITFL, PITFL, interosseöz ligament, interosseöz membran, deltoid bağ, dış yan bağlar, kemik ödemi ve eşlik eden eklem içi yaralanmaların değerlendirilmesine yardım eder.
2026 yılında yayımlanan ve 1.931 ayak bileğini içeren sistematik derleme, MR’ın özellikle AITFL ve PITFL’deki tam yırtıkları göstermede yüksek tanısal doğruluğa sahip olabileceğini bildirmiştir. Bununla birlikte MR çoğunlukla yük vermeden çekilir. Bu nedenle bağdaki hasarı gösterebilse bile eklemin yük altında ne kadar instabil olduğunu her zaman tek başına belirleyemez.
Klinik şüphe yüksek olduğunda yük vererek çekilen radyografiler, bilgisayarlı tomografi, karşı tarafla karşılaştırmalı görüntüleme veya artroskopik değerlendirme gerekli olabilir.
En önemli ayrım: Yaralanma stabil mi, instabil mi?
Sindesmoz yaralanmaları sıklıkla West Point sistemiyle derecelendirilir:
- Derece 1: AITFL’de gerilme veya sınırlı yırtık vardır. Eklem çoğunlukla stabildir.
- Derece 2: AITFL ile interosseöz ligament daha belirgin etkilenmiştir. Bu grup stabil de olabilir, instabil de.
- Derece 3: Bağ kompleksinde geniş veya tam yaralanma ve belirgin instabilite vardır.
Güncel yaklaşımda tedaviyi belirleyen temel soru yalnızca “kaçıncı derece?” değildir. Asıl soru, tibia ve fibulanın yük altında normal ilişkisini koruyup koruyamadığıdır.
Stabil yaralanmalarda bağ hasarı bulunmasına rağmen ayak bileği mortisinin ilişkisi korunur ve çoğu olgu ameliyatsız tedavi edilebilir. İnstabil yaralanmalarda ise yük veya stres altında tibia ile fibula arasındaki ilişki bozulur; cerrahi stabilizasyon gerekebilir.
Özellikle derece 2 yaralanmalarda stabil–instabil ayrımı kritiktir. Aynı derece içinde görünen iki hastanın tedavi gereksinimi ve spora dönüş süresi farklı olabilir.
Sindesmoz yaralanması ameliyatsız iyileşebilir mi?
Evet. Eklem stabilitesinin korunduğu yaralanmaların önemli bir bölümü cerrahi dışı yöntemlerle iyileşebilir. Tedavi; koruyucu bot veya ortez kullanımını, gerektiğinde koltuk değneğini, ağrıya göre düzenlenen yük aktarımını ve aşamalı rehabilitasyonu içerir.
İnstabilite, tibia-fibula ayrışması, ayak bileği kırığı, deltoid bağ yaralanmasına bağlı mortis bozukluğu veya uygun tedaviye rağmen süren kronik yakınmalar cerrahi değerlendirme gerektirebilir. Cerrahide vida, sütür-düğme veya hibrit sabitleme yöntemleri kullanılabilir. Seçim yaralanmanın biçimine, eşlik eden kırığa ve kişinin iş ya da spor gereksinimlerine göre yapılır.
Sindesmoz yaralanmalarında rehabilitasyon neden farklıdır?
Sıradan dış yan bağ yaralanmalarında tolere edilebilen bazı hareketler, sindesmoz yaralanmasının erken döneminde iyileşen dokuyu zorlayabilir. Özellikle aşırı dorsifleksiyon, kuvvetli dış rotasyon, derin çömelme, ani yön değiştirme ve erken dönemde yapılan sıçrama çalışmaları dikkatli yönetilmelidir.
Rehabilitasyonun amacı yalnızca ağrıyı azaltmak değildir. Yaralanan bağı korurken ayak bileğinin hareket açıklığını, yük taşıma kapasitesini, kas kuvvetini, dengeyi ve spora özgü hareket kontrolünü yeniden kazandırmaktır. Aşağıdaki aşamalar kesin takvimler değil, klinik ölçütlere göre ilerleyen bir çerçevedir.
Birinci evre: Koruma ve kontrollü hareket
İlk dönemin amacı ağrıyı ve şişliği kontrol etmek, yaralanan yapıları korumak ve gereksiz kas kaybını önlemektir.
Koruma ve ortez
Yaralanmanın şiddetine göre yürüme botu, ayak bileği ortezi veya kısa süreli immobilizasyon kullanılabilir. Amaç özellikle dış rotasyonu ve ağrılı dorsifleksiyonu sınırlamaktır. Ortez seçimi ve kullanım süresi stabiliteye göre belirlenmelidir.
Yük aktarımı
Herkes için geçerli tek bir “hiç basmama” veya “hemen tam basma” kuralı yoktur. Yük aktarımı; yaralanmanın stabilitesi, ağrı, yürüyüş kalitesi, görüntüleme bulguları, eşlik eden kırık ve cerrahi yöntem dikkate alınarak düzenlenir.
Gerektiğinde koltuk değneğiyle kısmi yük verilir. Ağrı ve şişlik kontrol edildikçe yüklenme artırılır. Cerrahi geçiren hastalarda cerrahın sabitleme yöntemine özgü yük verme sınırları uygulanır.
Kontrollü hareket
Ağrısız sınırlar içinde ayak bileği pompalama, parmak hareketleri ve küçük kontrollü dairesel hareketler yapılabilir. Erken dönemde agresif dorsifleksiyon germesinden ve ayağı dış rotasyona zorlayan hareketlerden kaçınılır.
Erken kas aktivasyonu
Gastroknemius, soleus, fibularis kasları, tibialis anterior, tibialis posterior ve ayak tabanı kaslarına yönelik düşük şiddetli izometrik egzersizler uygun hastalarda erken dönemde başlanabilir. Kalça ve diz çevresi kuvvetinin korunması da yük verme kısıtlıyken önemlidir.
Bir sonraki evreye geçişte ağrının ve şişliğin azalması, korumalı yük aktarımının tolere edilmesi ve egzersiz sonrasında belirgin kötüleşme olmaması beklenir.
İkinci evre: Hareket açıklığı, kuvvet ve yürüyüş
Bu evrede amaç normal yürüyüşe yaklaşmak, ayak bileği hareketini kontrollü biçimde artırmak ve alt ekstremitenin yük taşıma kapasitesini geliştirmektir.
Yürüyüş eğitimi
Koruyucu cihaz kullanımı klinik uygunluğa göre azaltılır. Kişinin belirgin aksama olmadan yürüyebilmesi, ayağa kontrollü yük aktarabilmesi ve adımın itiş bölümünü ağrısız tamamlaması hedeflenir.
Dorsifleksiyonun geri kazanılması
Dorsifleksiyon yürüyüş, merdiven inme ve çömelme için gereklidir. Ancak hareket, iyileşen sindesmozu rahatsız etmeyecek hız ve yükle geri kazandırılır. Diz öne ilerlerken topuğun yerde kaldığı kontrollü mobilite çalışmaları, düşük şiddetli baldır germeleri ve uygun hastalarda manuel eklem mobilizasyonları kullanılabilir.
Baldır kuvveti
Gastroknemius ve soleus yürüyüşün itiş bölümünde, koşuda ve sıçramada önemli rol oynar. Kuvvetlendirme oturarak topuk kaldırma, çift ayak topuk kaldırma, tek ayak topuk kaldırma ve diz bükülü baldır çalışmalarına doğru ilerletilebilir.
Ayak ve kalça kontrolü
Fibularis kasları dış taraftaki dinamik kontrolü; tibialis posterior ve ayak tabanı kasları ise ayağın yük altında biçimini korumasını destekler. Kalça abdüktörleri, ekstansörleri ve dış rotatörleri de tek ayak yüklenmesi sırasında diz ve tibianın kontrolüne katkıda bulunur.
Bu dönemde step-up, kontrollü step-down, yana adımlama, oturup kalkma ve tek ayak ağırlık aktarma gibi egzersizler semptomlara göre ilerletilebilir.
Üçüncü evre: Denge, sıçrama ve spora özgü yüklenme
Denge ve pozisyon duyusu
Çalışmalar çift ayak dengeden tek ayak dengeye; sabit zeminden yönlendirilmiş uzanma, dış pertürbasyon ve spora özgü görevlere ilerletilir. Amaç yalnızca dengesiz bir yüzeyde durmak değil, ayağın yere temasını ve tibianın ayak üzerindeki hareketini kontrol edebilmektir.
Koşuya dönüş
Koşudan önce ağrısız yürüyüş, yeterli dorsifleksiyon, kontrollü tek ayak duruşu, tekrarlayan topuk kaldırma kapasitesi ve egzersiz sonrasında şişlik artmaması beklenir. Koşu önce düz zeminde ve düşük hızda başlatılır; daha sonra hızlanma, yavaşlama, geriye koşu ve yanal hareketler eklenir.
Sıçrama ve yön değiştirme
Sıçrama çalışmaları çift ayak küçük sıçramalardan tek ayak inişlere ve çok yönlü sıçramalara ilerletilir. Yön değiştirmeye geniş açılı ve düşük hızlı dönüşlerle başlanır; hız, dönüş keskinliği, dış uyaranlar ve spor ekipmanı kademeli biçimde eklenir.
Futbol ve basketbol gibi sporlarda düz koşabilmek yeterli değildir. Sporcunun ani frenleme, rakip baskısı altında yön değiştirme, tek ayak üzerine iniş ve beklenmedik temas gibi gerçek oyun taleplerini de tolere etmesi gerekir.
Spora dönüş kararı nasıl verilmelidir?
Spora dönüş yalnızca yaralanmanın üzerinden belirli sayıda hafta geçmesine göre belirlenmemelidir. Ağrı ve şişliğin yanında hareket açıklığı, kuvvet, denge, sıçrama kapasitesi, yön değiştirme kalitesi ve antrenman sonrasındaki yanıt birlikte değerlendirilmelidir.
Değerlendirmede şu ölçütler kullanılabilir:
- Günlük yürüyüş ve merdiven kullanımında belirgin ağrı veya aksama olmaması,
- Dorsifleksiyonun diğer tarafa yaklaşması,
- Tek ayak topuk kaldırma kapasitesinin yeterli olması,
- Tek ayak denge ve uzanma testlerinde iyi kontrol,
- Tek ayak ve yanal sıçrama testlerinin ağrısız tolere edilmesi,
- Koşu, hızlanma, yavaşlama ve yön değiştirme sırasında güven,
- Tam antrenman sonrasında ağrı veya şişlikte belirgin artış olmaması.
Birçok işlevsel yaklaşım, sıçrama ve denge testlerinde yaralanan tarafın sağlam tarafın en az yüzde 90’ına yaklaşmasını hedefler. Ancak iki tarafın birbirine benzemesi tek başına yeterli değildir; iki tarafın da düşük performans göstermesi mümkündür. Bu nedenle mutlak performans, hareket kalitesi ve sporun gereksinimleri de dikkate alınmalıdır.
Hamstring yaralanmalarında olduğu gibi, sindesmoz yaralanmalarında da “spora döndü” ile “yaralanma öncesi performansına döndü” aynı anlamı taşımaz.
Sindesmoz yaralanması ne kadar sürede iyileşir?
Süre; stabiliteye, kaç bağın yaralandığına, deltoid bağ veya kırık eşlik edip etmediğine, cerrahi gereksinimine ve kişinin sporuna göre değişir.
2022 tarihli bir sistematik derleme ve meta-analizde 1.133 sindesmoz yaralanması incelenmiş; genel spora dönüş oranı yüzde 99, ortalama dönüş süresi yaklaşık 52 gün bulunmuştur. Cerrahi dışı tedavi uygulananlarda ortalama yaklaşık 39 gün, cerrahi uygulananlarda yaklaşık 71 gün bildirilmiştir. Cerrahi uygulanan yaralanmaların çoğunlukla daha ağır ve instabil olduğu unutulmamalıdır.
2026 tarihli daha güncel bir meta-analiz, 901 elit sporcuda spora dönüş oranını yüzde 96 ve ortalama dönüş süresini yaklaşık 58 gün olarak bildirmiştir. Bu ortalamalar kişisel bir takvim olarak kullanılmamalıdır. Stabil hafif yaralanmalar daha erken toparlanabilir; instabil yaralanmalar ve kırıklar aylar sürebilir.
Sık yapılan hatalar
- Her burkulmayı dış yan bağ yaralanması sanmak: Ağrının ayak bileği seviyesinin üzerinde olması sindesmoz açısından dikkat gerektirir.
- Normal röntgeni kesin güvence kabul etmek: Standart röntgen bağ hasarını ve gizli instabiliteyi her zaman göstermez.
- Erken agresif dorsifleksiyon germesi yapmak: Hareket gereklidir ancak iyileşen bağ dokusu zorlanmamalıdır.
- Şişlik azsa yaralanmayı hafif kabul etmek: Dış görünüm hasarın derecesini her zaman yansıtmaz.
- Ağrı azalınca doğrudan maça dönmek: Koşu, sıçrama, ani durma ve yön değiştirme ayrı ayrı yeniden kazanılmalıdır.
- Yalnızca ayak bileği kaslarına odaklanmak: Baldır, ayak tabanı, diz, kalça ve gövde kontrolü birlikte ele alınmalıdır.
- İnstabil eklemi yalnızca egzersizle düzeltmeye çalışmak: Mekanik instabilitede ortopedik değerlendirme ve bazen cerrahi stabilizasyon gerekir.
Ne zaman sağlık profesyoneline başvurulmalıdır?
Ayak bileği burkulmasından sonra üzerine basamama, ayak bileğinin üzerinde belirgin hassasiyet, fibula boyunca yukarı yayılan ağrı, iç tarafta şişlik, şekil bozukluğu, uyuşma, renk değişikliği veya birkaç gün içinde azalmayan ağrı varsa tıbbi değerlendirme gerekir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Tanı ve rehabilitasyon programı; muayene, görüntüleme, eklem stabilitesi, kişinin yaşı, eşlik eden yaralanmaları ve iş veya spor gereksinimleri dikkate alınarak kişiye özel planlanmalıdır.
Sonuç
Sindesmoz yaralanması, sıradan bir ayak bileği burkulmasından farklıdır. Doğru yönetim; hangi bağların etkilendiğini, ayak bileğinin stabil olup olmadığını ve kişinin hangi yüklenmeye hazır olduğunu belirlemeye dayanır.
Başarılı rehabilitasyon yalnızca ağrının azalmasını değil; kontrollü hareket açıklığını, baldır ve ayak bileği kuvvetini, dengeyi, yük aktarımını ve spora özgü performansı yeniden kazanmayı hedeflemelidir.
Sindesmozun yük aktarımındaki rolünü daha geniş bir çerçevede değerlendirmek için ayak ve ayak bileğinin evrimi ve kinezyolojisi önemlidir. İyileşmesi beklenenden uzun süren veya dağılımı değişen yakınmalarda yansıyan ağrı olasılığı da göz önünde bulundurulmalıdır.
Kaynakça
- Kennedy OT, Ralph JE, Hodakowski A, Lau BC. Diagnostic criteria and severity assessment for syndesmosis injury using magnetic resonance imaging: A systematic review. Foot and Ankle Surgery. 2026. doi:10.1016/j.fas.2026.04.009.
- Bhatia M. Syndesmotic injuries: Current evidence-based management guidelines. Orthopaedics and Trauma. 2026;40:89-97. doi:10.1016/j.mporth.2026.01.005.
- Tucker S, Milne I, Pitcher M, et al. A review of syndesmosis injuries and preferred treatment in football players. Current Reviews in Musculoskeletal Medicine. 2025;18:190-200. doi:10.1007/s12178-025-09954-x.
- Li R, Sun C, Qi P, Xu Z. Return-to-sport rate and time in elite athletes after ankle syndesmosis injuries: A systematic review and meta-analysis. Journal of Orthopaedic Surgery and Research. 2026;21:69.
- Netterström-Wedin F, Bleakley C. Diagnostic accuracy of clinical tests assessing ligamentous injury of the ankle syndesmosis: A systematic review with meta-analysis. Physical Therapy in Sport. 2021;49:214-226. doi:10.1016/j.ptsp.2021.03.005.
- Calder JD, Bamford R, Petrie A, McCollum GA. Stable versus unstable grade II high ankle sprains. Arthroscopy. 2016;32:634-642. doi:10.1016/j.arthro.2015.10.003.
- Van Dijk CN, et al. Classification and diagnosis of acute isolated syndesmotic injuries: ESSKA-AFAS consensus and guidelines. Knee Surgery, Sports Traumatology, Arthroscopy. 2016. doi:10.1007/s00167-015-3942-8.
- Salameh M, Hantouly AT, Rayyan A, et al. Return to play after isolated syndesmotic ligamentous injury in athletes: A systematic review and meta-analysis. Foot & Ankle Orthopaedics. 2022. doi:10.1177/24730114221096482.
- Williams GN, Allen EJ. Rehabilitation of syndesmotic high ankle sprains. Sports Health. 2010;2:460-470. doi:10.1177/1941738110384573.
- Liu J, Valentine D, Ebraheim NA. Management of syndesmosis injury: A narrative review. Orthopedic Research and Reviews. 2022;14:471-476. doi:10.2147/ORR.S340533.
- Aborukbah A, Alshahrani A, Asiree A, et al. Anatomy, biomechanics and treatment of tibiofibular syndesmosis injuries. Journal of Healthcare Sciences. 2023;3. doi:10.52533/JOHS.2023.31102.
- Mitchell A, Palmer M, Droste JN. The application of a return-to-performance pathway for an international soccer player recovering from ankle syndesmosis stabilization. Journal of Athletic Training. 2025;60:381-388. doi:10.4085/1062-6050-0389.24.
Klinik görüşme, eğitimler ve diğer bilgi talepleriniz için iletişim kanallarını kullanabilirsiniz.
İletişime Geç